Alper Konuralp

Kartınızı Oluşturun
Google+
Follow @alperkonuralp

Archive for the ‘Gülmece’ Category

Süleyman Demirel’den inciler

6 kere giden 7 kere geri kalan Türk siyasetinin duayenlerinden Demirel’in unutulmayan sözleri. Çok güleceksiniz.

1- 08 Şubat 2008 / 14:551- 60’lı yıllar… Kıbrıs meselesi nedeniyle İngiltere’yle Türkiye’nin arası kötü. tam da bu sırada Demirel İngiltere’ye ziyarete gidiyor. dönüşte gazetecilerle arasında geçen diyalog ise şöyle:
-Efendim, neden İngiliz dış ilişkiler Bakanı’nın elini sıktınız?
-Neresini sıkacaktım kardeşim?

2- Demirel başbakan. 12 ada konusunda Yunanistan ile yine sorun yaşanmış, karşılıklı kılıçlar çekilmiş. ertesi gün kabine toplanmış ve toplantı uzun saatler sürmüş. dışarıda gazeteciler merakla yapılacak olan açıklamayı bekliyor:
- Sayın başbakan, Yunanistan Ege Denizi’nin bir yunan gölü olduğunu iddia ediyor. cevabınız ne olacak?
- Ege bir Türk gölü değildir. Ege bir Yunan gölü de değildir. Ege zaten bir göl de değildir!!!

3- ”Demokrasilerde çare tükenmez”

4- Benzin vardı da biz mi içtik?
Süleyman Demirel’in, zamanında benzin yokluğu hakkında kendisine gazetecilerden yönelen sorulara verdiği efsanevi cevap.
Bu cevap şöyle devam etmiştir: Su mu daha değerlidir benzin mi? Tabii ki su, benzin içilmez ama su içilir.

5- ‘70 sente muhtacız !
Türkiye’de 70’lerin sonunda yaşanan ekonomik krize atfen sarf edilmiştir. Demirel, dış ticaret açığındaki artışı ve döviz darboğazını bu sözle ifade etmiştir.

6- Ben altı kere gittiysem yedi kere geldim:
Başbakanken bir programda kendisine "Sizi o bulunduğunuz yerden altı defa indirdiler, hala orada nasıl duruyorsunuz?" diyen gazeteciye söylemişti.

7- Beşiktaş’ı niye sormuyorsun? (kendisine Fenerbahçe’yi mi, yoksa Galatasaray’ı mı tuttuğunu soran muhabire cevaben.

8- Bana, "Milliyetçiler adam öldürüyor" dedirtemezsiniz.

9- Kırıkkale’de cephane fabrikası patlamıştır. neden önlem alınmadığı gazete manşetlerinden inmezken Demirel kendi uslübuyla olayı değerlendirir:
-Kimin aklına gelir patlayacağı?

10- Ben bir gün evimde otururken Çankaya’ya çıkayım diyerek çıkmadım.

11- Duygu Asena’nın ilk popüler olduğu dönemlerde kendisine konu hakkındaki düşünceleri soruldu. cevap:
"Bunun icabı vardır veya yoktur bu ayrı bir mesele… İcabı yoksa fuzuli bir şey yapılmış olmaz yine de… İcabı varsa Feminizim fevkalade bir şeydir"

12- “Yollar yürümekle aşınmaz”
Demirel bu sözü, 8 kasım 1968’de AP Ankara il kongerisinde sokaklara dökülen halk için söylemiştir. Daha sonra da “Kimse beni yanlış çıkarmak için , bakalım yollar yürümekle eskir mi diyerek daha fazla yürümemiştir" diye geliştirmiştir.

13- Kendisine yönelik eleştirilere: Kızdırmayın adamı bakayım!

14- 1 Şubat 1978, AP genel başkanı, ana muhalefet partisi lideri:
-Hükümetin başını kontrgerillanın ne olduğunu ve nereye bağlı olduğunu açıklamaya davet ediyorum?
24 Kasım 1990, DYP genel başkanı, ana muhalefet lideri: hukuk devletinde bu tür örgütlere yer yoktur. Parlamento’nun bu toplumsal tehlikeye, hukuk dışılığa ve devlet içindeki bu gizli örgütlenmeye karşı çıkması bir görev haline gelmiştir
24 Şubat 1993, Başbakan:
-Kontrgerilla tartışması kadar Türkiye’de havanda su dövülen bir konu yoktur. Deniyor ki, araştıralım. O zaman her şeyi araştıralım, yarın güneş doğacak mı diye araştıralım!"

15- Muhabir: Efendim, derin devlet nedir?
Demirel: derin devlet, normal devletin raydan çıkmış halidir.

16- Süleyman Demirel "seçmenlerle" bir seçim öncesi sohbeti yapmaktadır. İşsizlik konusunda çok iddialı sözler sarf eder:
"Göreceksiniz iktidara geldiğimiz zaman işsizlik problemini 3 ay, evet, 3 ay içerisinde çözeceğiz. Bakın bunun altını çizerek söylüyorum. O sırada not almakta olan gazeteciye döner:
“Sen de altını çiz o satırların" der…
Aradan 10-11 ay geçer; Demirel başbakandır ama işsizlik sorunu çözülmemiştir! O günkü konuşmada bulunan ve not alan gazeteci kendisini ziyaret eder. Demirel yaptıklarını, yapamadıklarını, önündeki engelleri vs. anlatır.
Söz sırası kendisine geldiğinde konuklara geldiğinde not almış olan gazeteci malum kağıdı çıkartır ve gösterir. İkisi arasındaki diyalog şöyle gelişir:
-Efendim siz bize işsizliği 3 ay içerisinde bitireceğinizi vurgulamış ve ‘bunun altını çizin’ demiştiniz ben de çizmiştim. Buyurun."
- Kağıdı vermene gerek yok. O gün ‘altını çizin’ demiştim değil mi? Çıkar kalemini tekrar. Al kağıdı eline bul o satırları. Buldun mu? Hah tamam; şimdi de üstünü çiz!

17- “Dün dündür, bugün bugündür.”

18- Dört kaz teslim etsen, akşama üçünü kaybedip gelir (1980 öncesinde Bülent Ecevit’e)

19- “Enkaz devraldık.”
Artık bu cümleyi sarf etmeyen hükümet kalmadı. Seçilir seçilmez ilk olarak "enkaz devraldık" diyorlar ama bu cümleyi siyasi hayatımıza ilk sokan Demirel’in ta kendisidir…

20- Dokuzuncu cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, ‘tartışmalı’ cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde hiçbir üniversitede protesto gösterisi yapılmamasının dikkat çekici olduğunu ifade etti.
Demirel, "nerede bu ODTÜ’lü öğrenciler?" diye sordu ve sonra istediği tepkiyi aldı:
“Nerede bu ODTÜ’lüler" diyen Demirel’e, ODTÜ senatosu Çankaya seçimine yönelik sert bir bildiri yayımlayarak cevap verdi

21- “Memlekette gaz; vardır.” (Gaz sıkıntısı için hükümet ne gibi önlemler alıyor diye soran gazeteciye)

22- Kırk günde kabak yetişmez.(1978 de CHP’nin 40 günde Türkçe bilmeyen öğretmenleri alıp öğretmen yapması için demiştir.)

23- Demirel’in eski tayfasının bulunduğu bir ortamda bir gazeteci sorar
Gazeteci: Sayın Demirel, Türkiye’nin durumunu tek kelimeyle özetler misiniz?
Demirel: iyi..
Herkes şaşırır, Demirel mevcut duruma ‘iyi’ demiştir sonuçta. Ama devam eder.
Demirel: Ama iki kelimeyle özetlememi isterseniz "iyi değil"..

24- Üniversite ziyaretlerinden birinde sol görüşlü bir öğrenci Demirel’i sıkıştırmaya çalışır.
- Türkiye’de yapılan her türlü işi sahiplenmek gibi bir adetiniz var…
- Sen nerde oturuyorsun?
- Niye ki? Kadıköy’de!
- Hah işte buraya her gün gelmek için üstünden geçtiğin köprü var ya
- Ee evet
- Onu işte ben yaptım!

25- Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmek için tarih alma konusunu şu fıkrayla değerlendirmiştir:
"Avrupa Birliği’ne girmek isteyenler sınava alınıyor. Bulgaristan sınava giriyor, ‘Atom bombası ne zaman atıldı’ diye soruluyor. ’1945′ diyor, ‘geçtin’ deniyor.
Daha sonra Romanya sınava giriyor. ‘Atom bombası nereye atıldı’ deniyor, ‘Japonya’ diyor, ‘sen de geçtin’ deniyor.
Türkiye’ye sıra gelince ‘Atom bombası atıldıktan sonra ölenlerin isimleri, soyadları, doğum yerleri, mesleklerini söyle’ deniyor.
Şartlar ne kadar ağır olursa olsun Türkiye ve Avrupa sıkıntıları aşacaktır ve Türkiye, AB’nin tam üyesi olacaktır."

26- “Türbanlılar Arabistan’da okusun!”

27- “Devlet seçim sonuçlarına göre gereken tedbirleri alır”

28- "2006 başında Türkiye ekonomisi fırsatlar/riskler" oturumunda reel olarak TL’nin değerli olduğu, bunun cari işlemler açığı ve dış ticaret üzerinde zorluklar yarattığı konuşuluyor.
Demirel de bu konuda aynı düşünüyor ve fikrini şöyle açıklıyor:
- Güçlü TL’yi güreşe mi göndereceksiniz?

29- “Galibiyetin sahibi çoktur, mağlubiyetin sahibi yoktur. Yenilgi yetimdir!”

30- Erzurum depreminde Demirel’in mühendisliğini yaptığı bina yıkılmıştır. Demirel’in buna cevabı şöyle olur:
-O bina 35 yıl ayakta durdu diye kimse takdir etmiyor da, niye yıkıldı diye herkes eleştiriyor…

31- Deniz Gezmiş ve arkadaşları asıldığında Adnan Menderes, Hasan Polatkan ve Fatin Rüştü Zorlu’nun asılması olayına gönderme yaparak "İste simdi durum 3-3 berabere demiştir.

32- “Kim ne veriyorsa ben beş bin fazlasını veriyorum!”
Süleyman Demirel 1991 genel seçimi öncesinde tütün üreticilerine söylemiştir. Demirel tütün destek alımları vakti gelince kim ne veriyorsa 5000 TL fazla vereceğini beyan etmişti.

33- Üniversite toplantılarından biri. Öğrenci ters köşeye yatıracak bir soru sordu:
- Sizin zamanınızda x yapılınca y kötüye gitti, y yapılınca x kötüye gitti. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz"
Soru öyle ters bir soruydu ki x veya y’den birini övecek olsa, diğerini kötülemiş olacaktı.
Demirel hiç istifini bozmadan cevap verdi:
- Sorunun yanlış sorulması, cevabı yanlış kılar!

34- Kendisine siyasete dönüp dönmeyeceğine yönelik soruya şu cevabı vermiştir:
-Pırlanta büyük, yüzük yapamıyorsunuz. Ama pırlanta olduğu için kaldırıma da koyamıyorsunuz

35- “Siyaset şapkadır, devlet ise baş. Bu yüzden kafayı eskitmemek gerekir”

36- “Memleket meseleleri bir parkta oturarak halledilseydi, çok büyük bir park yaptırır hep beraber içinde otururduk.”

37- Gene bir kış PKK kendi kendisine ateşkes ilan ettiğinde o vazgeçilmez üslubuyla devletin bakış açısını çok güzel özetler:
“Kan döken insanlar ‘Biz kan dökmekten vazgeçtik’ derlerse, ‘İyi yaptınız, alın size bir mükâfat verelim’ denmesi mümkün değil. Kan döken insanlara ‘Aman vazgeçmeyin, kan dökmeye devam edin’ demek de mümkün değil. Kan döken insanlar bundan vazgeçerlerse, bu iyi olmadı demek de mümkün değil.”

38- “GAP’ı kimseye gap diye gaptırtmam!”

39- "Fırat’ın kenarındaki bir kuzudan ben sorumluyum"

40- “Niye biz mi öldürdük?”
Başbakanlık kapısında bekleyen bir atı ölmüş ama iki at parası isteyen yaşlı amcaya böyle cevap veriyor.

41- “Yahya’yı ben kulağından tutup mahkemeye verdim.”
Türkiye’nin ilk hayali ihracatını gerçekleştiren yeğeni Yahya Demirel için, cumhurbaşkanlığının son basın toplantısında böyle söylemişti.

42- Çankaya’nın şişmanı (Turgut Özal için)

43- Gazeteci: Sayın Demirel, Yıldırım Akbulut için ne düşünüyorsunuz?
Demirel: Bulut buluttur, bulutun akı da buluttur garası da, binaaneleyh, üzerine gonuşmaya değmez.

44- “Verdimse ben verdim.”
(İlksan ile ilgili Kemal Ilıcak’a verilen paralarla ilgili yolsuzluk haberi üzerine suçüstü yakalanınca demiştir)

45- “Güniz Sokak’ta Nazmiye ile tavuk besleyecek değiliz.”

46- Cumhurbaşkanlığı dönemindeydi, Süleyman Demirel birçok kişiye devlet sanatçılığı unvanı vermişti.
Gazeteci: Efendim bu kadar çok kişiye devlet sanatçısı unvanını vermenize gelen tepkiler için ne diyeceksiniz?
Demirel: Efendim unvanı verince herkese verdiniz diye eleştiriyorlar, vermeyince sanatçıyı korumuyorsunuz diye eleştiriyorlar

47- 500 gün :
Vakti zamanında Süleyman Demirel’in Türkiye’yi seçildikten hemen sonra başlayarak en sonunda harika bir ülke yapmayı vaat ettiği mühlet

48- “Bulun 226′yı düşürün.”
(Hükümeti eleştirenlere)

49- “Mizah bir yumruktur, ne zaman kime vuracağı belli olmaz.”

Coca Cola

Coca Cola’nın pazarlama temsilcilerinden biri Ortadoğu’daki
görevinden büyük bir hayalkırıklığıyla dönmüş. Bir arkadaşı ona
sormuş:
“Sence Araplar üzerinde niye başarılı olamadınız?”
“Beni Ortadoğu’ya ilk gönderdiklerinde kendime cok güveniyordum, bir
tek sorun vardı o da arapca bilmememdi. O yüzden onlara vermek
istediğim mesajı yanyana 3 poster halinde düzenledim. 1. posterde
kızgın bir çölde kumların üstünde sürünen, susuzluktan kavrulmuş bir
adam. İkinci posterde adam yerde buldugu Coca Cola alıp içiyor. Üçüncü
posterde ise adam diriliyor ayaga kalkıyor ve capcanlı oluveriyor..”
“Eee bu harika bir reklam, niye işe yaramadı?”
“Arapların sağdan sola dogru okuduklarını bilmiyordum ki?!”

2002 ÖSS SORULARINI ELE GEÇİRDİK :)

1) Levent ile Nejat’ın yaşları toplamı Hüsnü’nün yaşına eşittir. Bahrinin yaşı ise gizlidir. Hepsinin yaşları toplam 670 yaptığına göre Hüsnü’nün bir kaplumbağa olduğu açıktır. Kaplumbağalarda sindirim sisteminin zaman zaman sağa çekmesine ne denir?
A: Mutasyon
B: Soğuk difüzyon
C: ılik difüzyon
D: Deli DNA
E: Hektometre

2) Bir uzay gemisindeki astronotların %20′si alıngan, %20′ı neşeli, %10′u uykucu, geri kalanlar ise maymundur. O uzay gemisinin dünya çevresinde s.d.h(son derece hızlı) dönmesi nasıl bir açının yansımasına yol açar?
A: 15
B: 170 desigrad
C: 42 indikator
D: 70 iks pi
E: Hepsi

3) İç bükey bir aynaya dik gelen bakışların özgül ağırlığı öyle böyle değildir. A cismi aynanın arkasında görüntü vermemekte, üstelik bundan şikayet etmektedir. Görünen görgüsüz görüntüsü aynanın neresine düşer?
A: Tam göbeğine
B: Tam olmasa da göbeğine
C: Aynanın kenarına
D: Aynanın köşesine iliştirilmiş kartpostalın üstüne
E: Bilinmez, (dolayısıyla hepsi)

4)Bir cezveye iki musluktan su akmaktadır. Oysa bir musluktan akan su,cezvenin dolması için yeterlidir. Bu açıktır, nettir. Tartışan manyaktır. Cezvenin sapı kaç gr ağırlığında olsa gerek?
A: 40 gr
B: 8 ton
C: 143 milogram
D: 44 dolar
E: Hepsinden biraz

5) Anamur’dan yola çıkan bir forklift saatte 40 kilometre hızla gitmektedir. Araç geri geri gittiğinde hız azalmaktadır. Öte yandan Üsküp’den havalanan bir helikopter inecek yer aramaktadır. Ankara plakalı bir takside ise başkent karizmasını bitiren Ankaralı Turgut çalmaktadır. Bu üç aracın Fındıklı’da kesişme olasılığı nedir?
A: %5
B: %0
C: euro-mark
D: Binde kırk
E: Bilinmiyor

6) 37 kişilik bir sınıfta kız öğrencilerden bir kısmı Fransızca bir kısmı İspanyolca bir kısmı ise hem Almanca hem de Türkçe konuşmaktadır. Kalanlar ise kendi aralarında konuşup gülüşmektedir. O sınıftaki erkek öğrencilerin tamamı bütün dilleri konuşabilmektedir. Okulun bir kız lisesi olduğu varsayılırsa, hem Hintçe düşünüp Farsça yazabilmekte, hem de okulu bırakıp hayvan maması işine girebilme yetkisine sahip kaç öğrenci vardır ve coğrafyacının adı nedir?
A: 18 Nebahat
B: 13 Güzin
C: 19 Kamil
D: 10 Heidi
E: 60 Şaziye

7) İnsan vücudunda yer alan kıkırdak doku, iskeletle uyum içinde geçinmek için zaman zaman sol kulakçık üzerinden alyuvar pompalar. Mide boşluğunda ise bir kısım ara kablolar vardır ki, bunlara bağırsak denir. Bazı biyologlar ise bağırmasak diye diretir. Hepsi bir yana yuvar nedir ki, akı alı vardır? İnsan vücudunda hangi kemik masa kenarına çarparsa çok acır?
A: Köprücük
B: Tüp geçitçik
C: Kedicik
D: Sterlincik
E: Hiçbiri

8) Bir kahvede okey oynayanların sayısı hipotez yapan pişpirikçilere oranla bayağı fazladır. Bunların bir Futbol maçı yapma oranı ile Türkiyecin Avrupa birliğine girme oranı arasında 2000 km fark vardır. Buna göre kahvede kaç kişi vardır?
A: 15
B: 0
C: bilinmez
D: İnsan kemik sayısını 36/7′si
E: Hepsi

9) Bir denizaltının üç kardeşi vardır. En küçük denizaltı 9 yaşında ortanca 18 büyük olan ise 42 yaşındadır. Babayı bir savaşta yemişlerdir. Bu öksüz denizaltının annesi ise kafasını kayaya vurup aptal olmuştur. Buna göre küçük denizaltının altını kim bağlamak zorundadır?
A: Heman
B: Ortanca kardeş
C: Bill Gates
D: ÖSYM
E: Hiçbiri…

Sınav süreniz dolmuştur. Cevapları bırakıp soruları ÖSYM başkanına teslim edebilirsiniz.

Vantrolog

Vantrolog
Vantrolok eline geçirdiği kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları anlatıyormuş.
Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta sıralardan sarışın bir kadın ayağa kalkmış ve yükses sesle :
- Afedersiniz !
Bu çıkış üzerine vantrolog ve kalabalık durmuşlar ve sarışına bakmaya başlamışlar, sarışın :
- Görüyorum ki sarışınların ne kadar aptal olduğuna dair şakalar yapmaktasınız. Peki söyler misiniz,
bu kanıya nereden vardınız ? Tek suçumuz saçımızın rengi mi yani ? Sizin bu yaptığınınz ırkçılık
olmuyor mu ? Kadınların birçoğunun sarışın olduğu ülkelerdeki kadınlara hakaret etmiş olmuyor musunuz?
Tanımadığınız bu kadar kadına ettiğiniz hakaretler sizi rahatsız etmiyor mu ? Söyler misiniz ?!!
Bunun üzerine vantrolog çok mahçup ve üzgün bir yüz ifadesi ile :
- şey, … ben özür dilerim, … sadece şaka yapıyordum. Eğer sizi …
Sarışın Vantrolog’un sözünü keser ve :

- Ben sizle konuşmuyorum bayım. O elinizdeki küçük terbiyesiz adamla konuşuyorum ! Siz onu savunmayın, o cevap versin.

Bilimseli Daha Aldatici Oluyor…

Greater Idobo Falls Bilim Fuari’nda bir lise ögrencisi, yöre halkini, hazirladigi bir projeyi imzalamaya davet etti.
Delikanli “dihydrogenmonokside” adli maddenin kullaniminin tümüyle yasaklanmasini, buna olanak bulunamamasi durumunda ise maddenin, çok siki bir biçimde denetlenmesini istiyordu.
Söz konusu maddenin zararlarini, duvarlara astigi afisle açikliyordu:
1- Yogun terlemelere ve kusmalara neden olabilir.
2- Dogaya büyük zararlar veren asit yagmurlarinin ana unsurudur.
3- Gaz biçimine dönüsmüs durumuyla, çok ciddi yaniklara neden olabilir.
4- Kazara solunmasi, cigerlere dolmasi, ölüme yol açar.
5- Erozyonun önemli bir nedenidir.
6- Otomobil frenlerinin etkinligini azaltir.
7- Ölümcül kanser tümörlerinin tümünün içinde bulundugu saptanmistir.
Bir saat içinde tam 50 bilim fuari meraklisi kisi, delikanlinin kampanya açtigi bölümü gezdi. 43 kisi, bu maddenin yasaklanmasi istegini siddetle desteklediklerini bildirdi. Alti kisi kararsiz kaldi.
Yalnizca bir kisi, yasaklanmasi istenen “dihydrogenmonokside”in H2O oldugunu, yani yasamin can damari “Su”dan baska birsey olmadigini söyledi.
Delikanlinin bu projesi, “Ne kadar kolay aldatilabiliyoruz” konulu yarismanin birincisi ilan edildi.
Delikanli “Kolayca saptirilmis, ama bilimsel tümceciklerle kisilerin nasil yanlis kosullandirilabildiklerini göstermek istedim” dedi..

İzmir Yazılım Grubu
Google Groups
Subscribe to İzmir Yazılım Grubu
Email:
Visit this group
Mayıs 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Şub    
 123456
78910111213
14151617181920
21222324252627
28293031  
Yeni Downloadlar
StatPress
Visits today: 94
Sahip oldugum diger adresler :
3dmaxtraining.info
3dmaxtrainings.com
3dmaxtrainings.info
adobelearning.info
adobelearnings.info
adobetrainings.com
adobetrainings.info
autocadbootcamp.info
autocadexams.info
autodesklearning.info
autodesklearnings.com
autodesklearnings.info
ciscotrainings.info
egepro.com
elonunbahcesi.com
elonunbahcesi.info
flashbootcamp.info
flashexams.com
flashexams.info
konuralp.biz
konuralp.org
mayatutorial.info
mayatutorials.info
microsoftexams.info
microsofttrainings.info
proege.com
sharepointlearning.info
sharepointlearnings.com
sharepointlearnings.info
sharepointtutorial.info
silverlightbootcamp.info
silverlightlearning.info
silverlightlearnings.info
silverlighttraining.info
silverlighttrainings.com
silverlighttrainings.info
silverlighttutorial.info
silverlighttutorials.info
sirasende.info
urunbul.info
yagmurca.com
yagmurca.info